Kore Atasözleri ve Anlamları-Benzerliklerine Çok Şaşıracaksınız!

Atasözleri halkaların yüzyıllar boyunca edindikleri tecrübelerden doğan, kalıplaşmış biçimleri olan kısa ve özlü sözlerdir. Ait olduğu halkın tecrübelerinden, yaşanmışlıklarından doğdukları için o halkın değerlerini, inançlarını,yaşam biçimlerini, uğraşlarını, hayata bakışlarını, belli durumlarda verdikleri tepkileri gösteren önemli kaynaklardır.

Kore’nin bilinen ilk atasözü SamgukYusa isimli tarih kayıtlarında bulunmaktadır.

Farklı kültürleri tanımayı sevenler için atasözleri gibi o kültürün önemli özelliklerini yansıtan yapıları öğrenmek çok keyif vericidir. Uzun zamandır Kore kültürüne ilgi duyduğum için atasözleri gibi Kore kültür birikimini yansıtan kullanımları öğrenmeyi seviyorum.

Kore tarihi ile ilgili bilgiler öğrenmeyi sevenler, Kore’nin Kuruluş Efsanesi yazısına da bakabilir.

Dizi, video izlerken zaman zaman yakalayabildiğim yapılar olsa da alt yazı ve ekstra bir dikkat olmadığı sürece dizilerden atasözlerini öğrenmek çok kolay değil. İnternet’te de Kore atasözlerini bulabileceğimiz çok fazla kaynak yok maalesef. Neyse ki bu konuda yardımımıza yetişecek bir eser yayımlandı. Daha sonra kısaca tanıtımını yapmayı planladığım ‘Çeviri Amaçlı Korece Atasözleri, Deyimler ve Hanca Dörtlemeler‘ kitabı bu yazıyı yazarken yararlandığım kaynaklardan biri.

Kore ve Türk kültürü birçok açıdan birbirine benzeyen kültürler.

Kore ve Türkiye birçok yönden birbirine benzeyen iki ülke. (Diziler tamamen sosyal hayatı, kültürü yansıtmıyor olsa da dizi izleyicileri olarak karşımıza çok sık kültürel alışkanlık çıkıyor, toplumun belli alışkanlıklarını neredeyse her dizide görüyoruz.) Aynı ülkemizdeki gibi Kore’de de aile, gelenekler, atalar, kültür çok önemli. Birbirine benzeyen iki kültürün dilleri ve elbette atasözleri de birbirine benziyor.

Bu yazımda Kore atasözlerini rastgele seçmek yerine sık sık kullandığımız atasözlerimize yakın anlamları olan Kore atasözlerini seçtim.

구르는 돌에는 이끼가 끼지 않는다 / Yuvarlanan taş yosun tutmaz.

Bu atasözü; hareket halinde olan, çalışkan insanların gayretleri sayesinde kendilerini geliştireceğini, maddi ve manevi olarak iyi olmalarına karşın hiçbir şey yapmayan insanların zamanla yetenek ve kabiliyetlerini kaybedeceğini anlatır. Bizde ki karşılığı ise ‘İşleyen demir pas tutmaz’ atasözüdür.

개를 기르다 다리를 물렸다/Beslediğim köpek bacağımı ısırdı.

Bu atasözü Türkçede ki ‘Besle kargayı oysun gözünü‘ atasözüyle aynı anlamdadır. Yardım ettiğin,iyilik yaptığın kişilerin nankör ve kötü niyetli çıkıp sana kötülükle karşılık vermelerini anlatır.

남의 떡이 더 커 보인다/ Başkasının ddıogu daha büyük görünür.

Ddıog (tteok) geleneksel Kore pirinç kekidir.
Bu atasözü Türkçede ki ‘Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür’ atasözüyle yakın anlamdadır. Başkalarının sahip olduğu şeylerin, yaşam şartlarının diğer insanlara her zaman kendi sahip olduklarından çok daha güzel ve büyük göründüğünü anlatır.

Kore pirinç keki ‘ddıog’

먹을 가까이 하면 검어진다/ Mürekkep taşını yakınında tutarsan kararırsın.

Mürekkep elde etmek için kullanılan geleneksel malzemelerden biri olan mürekkep taşına Korede 먹 (mog) denir. Bu mürekkep taşları geleneksel yazı sanatında kullanılır.

Kore atasözleri
Mürekkep taşı

Türkçede ki ‘Üzüm üzüme baka baka kararır’ atasözü ile aynı anlamı paylaşan bu atasözü; kötü alışkanlıkları, kötü bir yaşam tarzı olan insanlarla yakınlaşıp onlarla çok zaman geçirildiğinde onlara benzenileceğini anlatır.

Farklı kültürlere ait olsalarda, şaşırtıcı şekilde birbirine benzeyen atasözleri vardır.

Farklı dillerde; aynı durumları ifade eden, benzer durumlarda kullanılan atasözleri vardır. Bazen bu durum ifade edilirken aynı kelimeler, aynı nesneler bile kullanılmış olabilir. Örneğin insanın kendi sevdiklerinin, kendisinin meydana getirdiği şeylerin kusurunu göremeyeceğini; kendi ailesinin, çocuğunun ona her zaman çok güzel görüneceğini anlatan atasözümüze bakalım. Türkçede bu ‘Kirpi de yavrusunu pamuğum diye severmiş.’ diye ifade edilirken Korece de ‘Kirpi de yavrusuna güzel der.’ şeklinde ifade edilir. İki dilde de seçilen hayvan ortak.

Kültürlere özel unsurlar atasözlerinde sık sık karşımıza çıkar.

Bazen bir durum ifade edilirken az önceki gibi ortak varlıklar kullanılsa da genellikle kültürlere ait varlıklar, durumlar sık sık karşımıza çıkar. Mesela Kore pirincin çok fazla tüketildiği ve pirinç ile yapılan çok çeşitli yiyeceğe sahip bir ülkedir. Bu yüzden atasözlerinde pirinç keki olan ‘ddıok’ çok fazla karşımıza çıkar.

kore atasözleri
Kore mutfağında önemli bir yer tutan pirinç keki (ddıok)

Aynı zamanda kaplan da Kore kültüründe çok önemli bir yer tutar. Ormanların koruyucusu olarak görülen kaplanlar Kore masalları ve efsanelerinde sıklıkla karşımıza çıkan figürler oldukları gibi kalıplaşmış ifadelerde ve atasözlerinde de sıklıkla karşımıza çıkarlar. (Kore’nin kuruluş efsanesi olan Dangun Vanggom‘da da kaplan karşımıza çıkan figürlerden biridir.)

Kore tarihinde ve atasözlerinde sıklıkla karşımıza çıkan kaplan

 

atasözleri
Kore Atasözleri ve Anlamları

Türk kültüründe de büyük bir öneme sahip olan figürlerden biri attır. Eski Türkler göçebe yaşam sürdükleri için hayatlarının neredeyse her anında atlarla bir aradaydılar. At; Türk tarihinde hem binek hayvanı olarak hem de savaşlarda yardımcı olarak kullanılmıştır. Bu yüzden at; birçok masalda efsane de yer alır ve çok sayıda atasözünde karşımıza çıkar. Pirincin önemli bir yer tuttuğu Kore’de, pirinç keki atasözlerine konuk olduğu gibi Türkiye de de buğday uzun zamandan beri yetiştirilen bir bitkidir. Türkçe atasözlerinde buğday, başak vb. sıklıkla karşımıza çıkar.

 

내 배가 부르면 종 배고픈 줄 모른다/Karnım tok olunca hizmetçinin(kölenin) açlığını bilmem.

Bu atasözünün; Türkçe de ‘Tok açın halinden anlamaz‘ ya da ‘Var ne bilsin yokun halinden’ gibi karşılıkları vardır. Bu atasözleri ;varlık içinde yaşayan, sıkıntı çekmeyen insanların yoksulları, açları anlayamayacağını anlatır.

돈만 있으면 귀신도 부릴 수 있다/Paran varsa hayalete bile iş yaptırabilirsin.

Türkçe de ki ‘Paranın açamadığı kapı yoktur‘ atasözüyle benzer anlamı taşıyan bu atasözü; paranın insanların önündeki birçok engeli kaldıracağını, parası olanların dileklerini elde edeceğini anlatır.

 

세 살 버릇 여든까지 간다/ Üç yaşındaki alışkanlık seksene kadar gider.

İnsanların küçükken edindikleri huylarının, alışkanlıklarının bir ömür onlarla olacağını ve alışkanlıkların kolayca değişmeyeceüğini anlatan bu sözün Türkçe de ki karşılığı ‘Yedisinde neyse yetmişinde de odur‘.

Bu yazımda Türkçe atasözleriyle yakın anlamlara sahip bazı Korece atasözleri paylaştım. Ben bu atasözlerini öğrenirken de yazıyı hazırlarken de çok keyif aldım. Umarım sizde keyifle okursunuz~~😊

Lütfen Minihanok'u takip edin ve beğenin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir